normal dogum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
normal dogum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Canli Dogum Sahneleri

Normal dogum tum doktorlarin tavsiyesi. Aksi bir durum olmadikca mutlaka normal dogum yontemi ile dogumun gerceklesmesi gerektigini belirtiyorlar.

Normal dogum her ne kadar anne adaylarini korkutsada aslinda dogru nefes egzersizleri ve dogru rahatlama ile cok kolayca dogum evresinden gecilebilir. Canli dogum sahneleri ile ilgili asagida yer alan video ornegimiz ne demek istedigimizi tam olarak anlatiyor.

Canli normal dogum videomuzu izlemeden once mutlaka etkilenip etkilenmeyeceginizi dusunun. Videoda kotu bir goruntu kesinlikle yeralmamaktadir ancak yinede bir normal dogum videosu oldugunu hatirlatmak isteriz.

Canli Dogum Sahneleri


Saniye Saniye Normal Dogum

Dogum yontemlerinden bir sorun olmadigi surece tercih edilen yontem bildigimiz gibi normal dogum yontemidir. Asagidaki videomuzda anne adayimizin saniye saniye normal dogum anini ve sonrasini izleyebilirsiniz.

Normal Dogum Animasyon Videosu

Asagidaki videomuzda normal dogum ve dogumun nasil gerceklestigi hakkinda bilgileri animasyon videosu ve aciklamalari ile izleyebilirsiniz. Aciklamalar ingilizcedir, videomuz You Tube sitesinden alindigi icin Turkiyede'ki arkadaslarimiz videoyu goremeyebilirler.

Normal Dogum Videosu

Normal dogum videomuzu izledikten sonra aslinda normal dogumun cok korkulacak bir sey olmadigini anliyacaksiniz. Tum anne adaylarimiza iyi dogumlar :)

Normal Dogum Goruntusu

Asagida yer alan videomuzda dogum yontemlerinden normal dogum yontemi ile gerceklestirilen dogumu izleyebilirsiniz.

Sezeryan Sonrasi Vaginal Dogum

Sezaryen sonrası vaginal doğum hekim için oldukça fazla stres yaratan doğum şeklidir. Çünkü meydana gelen komplikasyonlar doğum yapan annenin ve bebeğin hayatını kaybetmesine neden olabilmektedir. 1970’lerin başında sezaryen oranı yüzde 5 civarında iken son zamanlarda bu oran yüzde 25 civarına yükselmiştir. Ülkemizde özellikle özel hastanelerde yapılan doğumların yüzde 50’den fazlası sezaryen ile gerçekleşmektedir. Anestezi ve ameliyathane koşullarının iyileşmesi, kullanılan kaliteli malzemeler sezaryeni kolay yapılabilen bir operasyon grubuna sokmuştur. Özellikle yardımla üreme teknikleri (tüp bebek) ile elde edilen hamileliklerin artması, uzun uğraşlar sonrası elde edilen hamilelikler, ileri anne yaşı hamileliklerinde hem doğum hekimi, hem de aile doğum yöntemi olarak sezaryeni tercih etmektedir.

SADECE YÜZDE 3!
Önceki doğumları sezaryenle olup, sonradan vaginal doğum yapan annelerin oranı ise sadece yüzde 3 civarındadır. Bu yüzde 3 içinde yer alan anneler doğumhaneye başvurduklarında genellikle rahim ağzı tam veya tama yakın açık olup, sezaryen için gerekli hazırlıkları yapana dek gerçekleşen doğumlardır. Bu gibi zorunlu haller dışında önceden sezaryen ile doğum yapan anne adayları, sonraki doğumlarını da sezaryenle yapar. Yani 20 yüzyıl başında söylenen “Bir defa sezaryen, hep sezaryen” sözü hala geçerlidir.

1996’da sezaryen sonrası vaginal doğum denemesi yüzde 40-50’lerde iken bu oran 2002’de yüzde 20’dir. Orandaki azalmanın nedeni ise sezaryen sonrası vaginal doğum denemesinin mutlaka uzman bir doğum uzmanı, anestezi uzmanı ve acil sezaryeni gerçekleştirebilecek bir ekibin hazır bulunma şartına bağlı olmasıdır. Her hastanenin bu koşulları yerine getirme olanağı olamadığından, doğum denemesinin ancak bu koşulları taşıyan hastanelerde yapılması şarttır.

Sezaryen sonrası vaginal doğum için en uygun adaylar; daha önceden vaginal doğum yapmış, doğum eylemi kendiliğinden başlamış olan, doğum süreci normal seyreden, önceden sezaryen sonrası vaginal doğum yapmış olan kadınlardır. Bebek başı ile doğum yolu uyumsuzluğu, ileri anne yaşı, iri bebek, annenin kilolu olması, doğumun ilaçla başlatılması, makatla geliş ve plasenta problemleri ise sezaryen sonrası vaginal doğum için uygunsuz durumlar yaratır. Özellikle myom operasyonu, rahimin doğuştan şekil bozuklukları nedeniyle yapılan düzeltme operasyonları sonrası yapılan sezaryen sonrası vaginal doğum denemesi kesinlikle önerilmez.

Özellikle bebek başı ile doğum yolu arasındaki uyumsuzluk nedeniyle önceki doğumları sezaryen ile sonuçlanan kadınlarda sezaryen sonrası vaginal doğum büyük oranda başarısız olur. Sezaryen sonrası vaginal doğum denemelerinde meydana gelen ve korkulan problem rahmin yırtılması ise yüzde 1 civarında meydana gelir. Eğer ikinci sezaryen sonrası vaginal doğum denemesi yapılırsa, bu komplikasyon oranı 5 kat artar.

İki ve daha fazla sezaryen geçirenler, rahmin sezaryende tek kat kapatılması, sezaryen sonrası enfeksiyon olması sezaryen sonrası vaginal doğumda rahim yırtılma riskini arttırmış olurlar. İki doğum arası 24 aydan azsa vaginal doğum esnasında rahim yırtılma olasılığı daha da artar.

Sezaryen sonrası vaginal doğum yapan 15 bin 801 kadın arasında 2 anne ölümü meydana geldiği de bir başka gerçektir. Başka bir çalışmada ise 15 bin 338 vakada 2 bebek ölümü ve 7 tane hipoksik ensefalopati (bebeğin oksijensiz kalmasına bağlı sorunlar) bildirildiğini ve 114 tane rahim yırtılması meydana geldiğini hatırlatmalıyız. Tabii, rahim yırtılması başına bebek ölümünün yüzde 1.8 ve hipoksik ensefalopati oranının yüzde 6.2 civarında olduğunun da altını çizmek gerekir.

SON SÖZ HEKİMİN OLMALI!
Rahim yırtılması riski yüzde 1’ler civarında olmasına rağmen sezaryen sonrası vaginal doğum, günümüzde anne adaylarının ilgisini çekiyor. Oysa, rahim yırtılması programlı sezaryenlerde bile sıklıkla gözlenen bir risktir. Eğer aile sezaryen sonrası vaginal doğum planlanıyorsa, tüm faktörler doğum hekimi tarafından gözden geçirildikten sonra karar verilmesi gerekir. Doğum hekimi şartların uygun olmadığı yönünde görüş bildiriyorsa, bu girişimden vazgeçilmelidir. Çünkü meydana gelecek komplikasyonlar hem anne hem de bebeğin hayatını kaybetmesine sebep olabiliyor. Rahim yırtılması nedeniyle operasyona alınan vakalarda sıklıkla rahmin tamiri imkansız oluyor. Anne adayının rahminin alınması, kan kaybı nedeniyle kan verilmesi ve operasyon sonrası yoğun bakım gerekebiliyor.

Sezaryen sonrası vaginal doğum için karar verilmişse, doğum yapılacak hastanede her an anestezi uzmanı ve acil sezaryen ile komplikasyonları tedavi edebilecek hazır bir ekip ve ekipman bulunmalıdır.

Kaynak: http://www.anneoluncaanladim.com/icerik.asp?id=306

Dogum Sonrasi Oneriler

Doğumdan sonraki 6 haftalık (42 gün) döneme lohusalık dönemi denir. Bu dönemde, vücut tekrar gebelik öncesi haline döner.

Doğumdan sonraki 3-4 gün boyunca pıhtılı kanamanız olacaktır. Daha sonra kanama miktarı azalacak, geçen günlerle birlikte rengi açılarak, yerini sarı-beyaz renkli bir akıntıya bırakacaktır. Bu akıntı ise hemen hemen lohusalığın sonuna kadar devam edecektir.

Doğum sonrasında dikkat edilmesi gerekli hususlar şu şekilde özetlenebilir:

• Rahim Masajı: Karnınıza bastırdığınızda rahminizi hissedebilirsiniz. Doğumda göbek hizasında olan rahminiz, hergün 1-2 cm kadar küçülür ve 2. haftada ele gelmez olur. İlk günlerde daha sık olmak üzere, günde 8-10 kez rahim tepesine biraz kuvvetlice yapacağınız, 20-30 sn süreli ovma hareketi, rahminizin küçülmesini hızlandırır. Bu sayede hem kanamanız az olur, hem de enfeksiyon gelişme riski bertaraf edilmiş olur. Bu masajlar esnasında bir miktar ağrı hissedebilirsiniz ve siz masaj yaptıkça rahminizin sertleştiğini hissedersiniz.

• Ağrı: Doğum ve sezeryan sonrasında, dönem dönem ağrı hissedebilirsiniz. Çok şiddetli olmadıkça, size reçete edilen ağrı kesicilerden günde 3-4 kez alabilirsiniz. Doğum sonrası dikiş yerlerinizdeki ağrı, özellikle oturduğunuz zamanlarda sizi rahatsız ediyorsa, reçetedeki kremi dikiş kenarlarına sürebilirsiniz. Sezeryan sonrasında ise, birkaç hafta boyunca dikiş köşelerinin biraz daha üst kısmında ağrı hissedebilirsiniz.

• Ateş ve Terleme: Doğum sonrasında hafif ateşiniz olabilir. Ayrıca bol terleme ve sık sık idrara gitme ile vücudunuzda biriken suyu atarsınız. Eğer 38 ° C üzerinde ateşiniz olursa önce göğüslerinizi yoklayın. Göğüslerde süt birikmesi (göğüslerin aşırı sert ve hassas olması ile anlaşılır) ateşe neden olabilir. Böyle bir durumda göğüslerinizi yumuşayıncaya kadar tirle (meme pompası) yardımı ve masajla boşaltın. 1 saat sonra ateş halen yüksek ise önemli bir duruma işaret ediyor olabilir.

• Yara Yerlerinin Bakımı: Normal doğumlarda yapılan dikişlerin iyileşmesinde iki hususa dikkat etmelisiniz. Temizlik ve kuruluk. Size reçete edilen tentürdiyot benzeri sıvıyı 1 lt. Pet şişe su ile karıştınız ve daima ağzı kapalı bir şekilde muhafaza ediniz. Her tuvaletten sonra temiz bir pamuğu bu su ile bolca ıslatarak, genital bölgenizi, önden arkaya doğru silin ve pamuğu atın. Bu uygulamaya bir hafta - 10 gün devam edin. Sık sık pet değiştirerek genital bölgenin temiz ve kuru kalmasını sağlayın.

Sezeryan sonrasında ise, günde bir kez temiz bir pamuk yardımıyla, bu solüsyonla yara yerini silin (solüsyonu sulandırmadan). Bir haftalık uygulama yeterli olacaktır.

• Beslenme: Lohusalık döneminde beslenme, gebelikdeki gibidir. Bol sıvı almayı ihmal etmeyin. Gaz yapıcı gıdaları yemeyin. Ayrıca, doğumla birlikte oluşan kanamanın getireceği eksikliği gidermek ve sütünüzün kalitesini artırmak bakımından, demir-vitamin haplarınıza en az 3 ay kadar daha devam etmelisiniz.

• Hareket: İster sezeryanla, isterseniz normal yolla doğum yapın, eve gittiğinizde kendinizi yatağa bağlamaktan kaçının. Şüphesiz istirahat edeceksiniz, ama uzun süre yatmanın damarlarda pıhtı oluşması gibi,bir takım riskleri de beraberinde getireceğini hatrınızda tutun. Kendinizi ne kadar çabuk yataktan kurtarırsanız, o kadar çabuk iyileşirsiniz. Normal doğumdan bir hafta sonrasından itibaren hafif egzersizlere başlayın ve özellikle karın kaslarınızı, kalça ve sırt kaslarınız kuvvetlendirici egzersizler yapın.

Sezeryan sonrası 6 ay boyunca, dikişlerinizi zorlayıcı hareketlerden ve ağır eşyaları (su dolu kova, ağır valiz, koltuk gibi) kaldırmaktan kaçınmalısınız. Ayrıca ilk birkaç hafta boyunca, öksürürken, doğrulurken ellerinizle dikişlerinizi destekleyin (Ama kolay kolay açılmayacak kadar sağlam olduğunu da bilin).

• Banyo: Normal doğumdan sonra eve gittiğinizde, sezeryan sonrasında ise 7. günde banyo yapabilirsiniz. Tüm lohusalık dönemi boyunca banyonuzu ayakta duş şeklinde yapın ve küvete ve havuza girmeyin.

• Cinsel İlişki: Lohusalık bir iyileşme dönemidir. Bu nedenle, lohusalığın sonuna kadar ilişki sakıncalıdır.

Kaynak: http://www.bunyandevlet.gov.tr/ybil/0012.html