Normal doğum esnasında hem bebeğin çıkışını kolaylaştırmak hem de annenin vajina ve dış kısımda oluşabilecek kontrolsüz yırtılmaları önlemek için hekim tarafından bir kesi yapılmaktadır. Buna tıp dilinde epizyotomi adı verilir.
Epizyotomi açılmadığı durumlarda özellikle ilk doğumda muhtemelen yırtıklar meydana gelir. Oluşan bu yırtıkların büyüklüğü baş çıkarken doktor tarafından uygulanan koruma tekniğine, anne adayının yapısal özelliklerine ve bebeğin başının büyüklüğüne göre değişir. Genelde yüzeyel yırtıkların oluşmasına karşın bazen istenmeyen şekilde anüse ve hatta kalın barsağa kadar uzanan yırtıklar da oluşabilir.
Ayrıca yırtık oluşsun ya da oluşmasın bebeğin başının çıkışıyla bağdokusundaki zorlanma ve gevşemeleri önlemek amacıyla bu kesinin yapılması faydalıdır. Böylelikle uzun dönemde oluşabilecek rahim ve idrar kesesi sarkmaları, vajinada gevşemeler de kısmen önlenmiş olur.
Solak olmayan doktorlar genellikle bu kesiyi hastanın sağ tarafına doğru bazı hekimlerse orta hattan yaparlar. Bebek ve plasentanın çıkışından sonra ise bu kesi itinalı bir şekilde anatomiye uygun olarak hekim tarafından dikilir.
Genelde kesi lokal anestezi altında ya da epidural anestezi ile yapılır. Dolayısıyla kesi ve dikim anında anne ağrı hissetmez.
Epizyotomi iyileşmesi sonrasında kesi usulüne uygun dikildiğinde ve anne tarafından doktorun önerdiği şekilde bakımı yapıldığında bölgede kesi hattı boyunca çizgi şeklinde çok küçük bir iz kalır.
Epizyotominin dikilmesi sonrasında en sık görülen yakınma birkaç gün süren ağrıdır. Ancak bu ağrı çok şiddetli değildir ve genellikle ağrı kesicilerle giderilebilir.
Dikiş iplikleri kendiliğinden eriyen tipde olduğundan alınmaları gerekmez. Temiz tutulduğunda kesik yeri bir - iki hafta içinde iyileşir. Burada dikkat edilmesi gereken konu annenin dikişlerin olduğu tarafa ağırlık vererek oturmamasıdır.
Özetle dikişsiz doğum yapmak bir üstünlük ya da bir avantaj değildir. Tam tersine, bu kesi yapılmadığı zaman kontrolsüz yırtıklar olabileceği gibi yırtık oluşmasa bile dokuların ve bağların zorlanması daha şiddetli olabilmekte ve bu da ilerki dönemlerde doku gevşekliklerine daha fazla yol açabilmektedir. Dolayısıyla dikişli doğum kadın açısından belki daha avantajlı olandır.
Ancak ikinci ve üçüncü doğumlarda ve bebeğin de yırtıklara yolmayacak büyüklükte olduğu koşullarda hekim epizyotomi açmayabilir ve dikişsiz doğum gerçekleştirilebilir.
Doğum dikişli ya da dikişsiz olarak gerçekleştirilsin, sonuçta vajinada az ya da çok genişlemeye ve hatta bazen oluşacak yırtıklar nedeniyle istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına da neden olabilir.
Nadiren de olsa vajinadaki bu yırtılmalar yeterli şekilde tamir edilmezse sonraki yıllarda cinsel ilişkiden de beklenilen tatmin alınamayabilir. Böyle durumlarda ise genişleyen vajenin tekrar eski durumuna getirilmesi ve daraltılması mümkündür.
Gebelik, bebek ve anne & kadın sağlığı hakkında ihtiyacınız olan tüm bilgileri blogumuzda bulabilirsiniz.
dogum yontemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dogum yontemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağrısız Doğum Epidural Anestezi
Epidural anestezi, bölgesel anestezinin bir çeşididir. Bunun için ağrı tedavisinde uzmanlaşmış bir anestezist, bel hizasında omuriliği çevreleyen zarın dışındaki bölgeye lokal anestezi ilacını verir. Bu ilaç uygulaması ile vücudun alt yarısından ağrı sinyalini beyine götüren sinirlerde iletim durur ve ağrının kaynaklandığı bölgede ağrı duyulmaz.
Doğum ağrısı ağrılı uyaranların başlangıç yerinden beyne kadar olan seyri esnasında bir alanda uyaranın durdurulmasıyla ortadan kaldırılır. Biz bu ağrıyı hastanın bel bölgesinde uygun bölgeyi önce lokal anesteziyle uyuşturup sonra ince bir iğne ile omurilik çevresindeki bir boşluğa anestezik ilaçlarımızı vererek durduruyoruz. İşlem 5 dakika kadar sürüyor. Steril şartlarda uygulama yapılır. Anneye rahat ve ağrısız bir doğum yaptırma arzumuz hiçbir zaman bebek ve anne güvenliğini tehlikeye attırmaz. Anne ve bebek bu yöntem öncesinde değerlendirilir.
Doğum ağrısı ağrılı uyaranların başlangıç yerinden beyne kadar olan seyri esnasında bir alanda uyaranın durdurulmasıyla ortadan kaldırılır. Biz bu ağrıyı hastanın bel bölgesinde uygun bölgeyi önce lokal anesteziyle uyuşturup sonra ince bir iğne ile omurilik çevresindeki bir boşluğa anestezik ilaçlarımızı vererek durduruyoruz. İşlem 5 dakika kadar sürüyor. Steril şartlarda uygulama yapılır. Anneye rahat ve ağrısız bir doğum yaptırma arzumuz hiçbir zaman bebek ve anne güvenliğini tehlikeye attırmaz. Anne ve bebek bu yöntem öncesinde değerlendirilir.
Agrisiz Dogum Nasil Yapilir?
Bugun dogum yontemlerinden son yillarda en cok kullanilan methodlardan birisi olan Agrisiz Dogum yani Epidural Dogum ile ilgili bir makaleyi sizlerle paylasacagiz.
Ağrısız doğum yani epidural anestezi ozellikle normal dogumdan korkan anne adaylari icin gercekten cok guzel bir gelisme ve bu yontem sayesinde sezeryan dogum oranlrinda azalmalar yasamaya basladi.
Asagida yerlan epidural anestezi ile ilgili yazimizda nasil yapildigi, ne zaman kullanibilecegi, epidural bebegi etkiler mi, bebegime sut verebilirmiyim, felc riski var mi? Sorularinin yanitlarini bulabilirsiniz.
Anne olmak dünyanın en güzel duygusu ama çekilen doğum sancıları yüzünden kimi zaman bu duygular kabusa dönebiliyor. Tıptaki yeni gelişmeler sancısız doğuma imkan veren epidural anestezi yöntemi ile bu kabusu bitirdi...
Türk filmlerinin klasik sahnesidir; esas kız çarşafları tırmalayarak acılar içinde doğum yapar, müstakbel baba doğumhanenin kapısında sigara üstüne sigara içer... Doğum kadınların korkulu rüyasıdır aslında. Artık 'epidural anestezi' ile ağrısız doğum mümkün. Dr. Senai Aksoy konuyla ilgili merak edilenleri anlattı...
Epidural anestezi nasıl yapılır?
Epidural anestezinin başlıca amacı doğum ağrılarını tamamen ortadan kaldırmak veya en azından azaltmak. Diğer yandan annenin yorulmasını engelleyerek doğumun seyrini de kolaylaştırmak. Bir anestezi uzmanı tarafından gerçekleştirilen bu girişimin amacı rahim kasılmaları ve bebeğin doğum kanalında ilerlemesinden doğan ağrı duyusunu bloke etmek.
Basit bir işlem
İşlem kabaca steril koşullarda epidural aralığa bir iğne yerleştirilerek yapılır. Öncelikle uygun belkemiği aralığı tespit edilmesi için hastaya oturur veya yan yatar pozisyonda öne doğru eğilmesi söylenir. Gerekli temizlikler ve küçük bir lokal anestezi yapıldıktan sonra iğne doktor tarafından uygun bölgeye yerleştirilir.
İğne epidural aralığa girdikten sonra, bunun içinden çok ince katater adı verilen plastik bir hortum geçirilir. Bu esnada çok hafif geçici bir elektrik akımı hissi duyulması normal. Daha sonra katater yerinde bırakılarak iğne çekilir ve buradan anestezik madde verilir. Genel olarak 10 - 15 dakika içerisinde etki görülür ve ağrı duyusu ortadan kalkar.
Epidural anestezi ne zaman kullanılır?
Epidural anestezinin kullanımı annenin doğum esnasında aşırı yorulmasını engelleyerek doğum sonrasındaki iyileşme ve toparlanma süresini azaltır. Günümüzde hemen her doğumda kullanılması gereken bu işlem öncesinde işlemi gerçekleştirecek anestezi doktoru ile görüşüp muayene olmakta fayda var. Böylece epidural anesteziye engel olabilecek durumları önceden tespit etmek mümkün olabilir. Özellikle hipertansiyon, kalp hastalığı, sara gibi durumlarda epidural anestezi doğum esnasındaki ağrıya bağlı tansiyon değişikliklerini veya krizleri engeller.
Epidural anestezi bebeği etkiler mi?
Kullanılan anestezi maddesinin dozu çok düşük olduğundan bu anestezik maddenin bir kısmı plasentadan geçse de bebek üzerinde bir etki yaratmaz.
Bebeğime süt verebilir miyim?
Bu ilaçların anne sütüne geçen kısmı bebeği etkilemeyecek dozdadır.
Felç olma riskim var mı?
Kullanılan ilaçların bu tarz bir komplikasyon yaratma ihtimali sıfıra yakın. - Ağrılı bir işlem midir? İşlem öncesinde lokal anestezi yapıldığından işlem acısız seyreder.
bugun.com.tr
Epidural Anestezi (Ağrısız doğum) Hakkinda Videolari izlemek isterseniz asagida yer alan linklerden videolari gorebilirsiniz.
Epidural Anestezi Video
Epidural Anestezi (Agrisiz Dogum)
Ağrısız doğum yani epidural anestezi ozellikle normal dogumdan korkan anne adaylari icin gercekten cok guzel bir gelisme ve bu yontem sayesinde sezeryan dogum oranlrinda azalmalar yasamaya basladi.
Asagida yerlan epidural anestezi ile ilgili yazimizda nasil yapildigi, ne zaman kullanibilecegi, epidural bebegi etkiler mi, bebegime sut verebilirmiyim, felc riski var mi? Sorularinin yanitlarini bulabilirsiniz.
Anne olmak dünyanın en güzel duygusu ama çekilen doğum sancıları yüzünden kimi zaman bu duygular kabusa dönebiliyor. Tıptaki yeni gelişmeler sancısız doğuma imkan veren epidural anestezi yöntemi ile bu kabusu bitirdi...
Türk filmlerinin klasik sahnesidir; esas kız çarşafları tırmalayarak acılar içinde doğum yapar, müstakbel baba doğumhanenin kapısında sigara üstüne sigara içer... Doğum kadınların korkulu rüyasıdır aslında. Artık 'epidural anestezi' ile ağrısız doğum mümkün. Dr. Senai Aksoy konuyla ilgili merak edilenleri anlattı...
Epidural anestezi nasıl yapılır?
Epidural anestezinin başlıca amacı doğum ağrılarını tamamen ortadan kaldırmak veya en azından azaltmak. Diğer yandan annenin yorulmasını engelleyerek doğumun seyrini de kolaylaştırmak. Bir anestezi uzmanı tarafından gerçekleştirilen bu girişimin amacı rahim kasılmaları ve bebeğin doğum kanalında ilerlemesinden doğan ağrı duyusunu bloke etmek.
Basit bir işlem
İşlem kabaca steril koşullarda epidural aralığa bir iğne yerleştirilerek yapılır. Öncelikle uygun belkemiği aralığı tespit edilmesi için hastaya oturur veya yan yatar pozisyonda öne doğru eğilmesi söylenir. Gerekli temizlikler ve küçük bir lokal anestezi yapıldıktan sonra iğne doktor tarafından uygun bölgeye yerleştirilir.
İğne epidural aralığa girdikten sonra, bunun içinden çok ince katater adı verilen plastik bir hortum geçirilir. Bu esnada çok hafif geçici bir elektrik akımı hissi duyulması normal. Daha sonra katater yerinde bırakılarak iğne çekilir ve buradan anestezik madde verilir. Genel olarak 10 - 15 dakika içerisinde etki görülür ve ağrı duyusu ortadan kalkar.
Epidural anestezi ne zaman kullanılır?
Epidural anestezinin kullanımı annenin doğum esnasında aşırı yorulmasını engelleyerek doğum sonrasındaki iyileşme ve toparlanma süresini azaltır. Günümüzde hemen her doğumda kullanılması gereken bu işlem öncesinde işlemi gerçekleştirecek anestezi doktoru ile görüşüp muayene olmakta fayda var. Böylece epidural anesteziye engel olabilecek durumları önceden tespit etmek mümkün olabilir. Özellikle hipertansiyon, kalp hastalığı, sara gibi durumlarda epidural anestezi doğum esnasındaki ağrıya bağlı tansiyon değişikliklerini veya krizleri engeller.
Epidural anestezi bebeği etkiler mi?
Kullanılan anestezi maddesinin dozu çok düşük olduğundan bu anestezik maddenin bir kısmı plasentadan geçse de bebek üzerinde bir etki yaratmaz.
Bebeğime süt verebilir miyim?
Bu ilaçların anne sütüne geçen kısmı bebeği etkilemeyecek dozdadır.
Felç olma riskim var mı?
Kullanılan ilaçların bu tarz bir komplikasyon yaratma ihtimali sıfıra yakın. - Ağrılı bir işlem midir? İşlem öncesinde lokal anestezi yapıldığından işlem acısız seyreder.
bugun.com.tr
Epidural Anestezi (Ağrısız doğum) Hakkinda Videolari izlemek isterseniz asagida yer alan linklerden videolari gorebilirsiniz.
Epidural Anestezi Video
Epidural Anestezi (Agrisiz Dogum)
Saniye Saniye Normal Dogum
Dogum yontemlerinden bir sorun olmadigi surece tercih edilen yontem bildigimiz gibi normal dogum yontemidir. Asagidaki videomuzda anne adayimizin saniye saniye normal dogum anini ve sonrasini izleyebilirsiniz.
Dogum Yontemleri Kegel Egzersizleri
Pelvik kaslarındaki zayıflıklar idrar tutmada güçlüğüne yol açıyor. Bunun nedeni ise normal doğumlar. Pelvik kaslardaki gevşemeler sonucu mesane sarkması, rektum sarkması ve idrar tutamama görülebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Alper Mumcu “Gebelik esnasında Kegel egzersizleri ile pelvik kasları güçlendirmek ileride idrar problemi yaşanma olasılığını azaltabiliyor.”
Pelvik kasları güçlendirmek için
Böbreklerden süzülen idrarın dışarı atılıncaya kadar biriktirildiği organ olan mesane ve idrarı mesaneden dış dünyaya taşıyan ürethra, pelvis boşluğu içinde bulunuyor. İdrar yapmada görev alan bu organlar pelvis boşluğunu alttan destekleyen kas grupları tarafından yerinde tutuluyor. Bu kas tabakalarındaki gevşeme ve zayıflıklar idrar tutmada güçlüğüne yol açabiliyor. Gevşeme ve zayıflıkların en önemli nedeni yapılmış olan normal doğumlar. Sonuçta pelvik kaslardaki gevşemeler sonucu mesane sarkması, rektum sarkması ve idrar tutamama görülebiliyor. İlerlemiş bir mesane sarkması vakasında ameliyat dışında yapacak pek bir şey yok. Ancak sorun çok fazla değilse, kasları güçlendirmeye yönelik yapılacak birkaç küçük egzersiz ile şikayetleri gidermek mümkün. İdrar sarkması olmasa bile gebelik esnasında pelvik kasları güçlendirmek ileride idrar problemi yaşanma olasılığını azaltabiliyor.
Kegel Egzersizleri ile cinsel ilişkiden keyif alın
Pelvik kasları güçlendirmek için yapılan egzersizlere, ilk kez tanımlayan hekimin anısına Kegel Egzersizleri adı veriliyor. Egzersizlerin mantığı çok basittir: Çalışan ve sık kullanılan kasların gelişmesi. Tıpkı vücut geliştirme sporu yapanlarda olduğu gibi kullanılan kas grupları bir süre sonra gelişmeye ve güçlenmeye başlar. Pelvik kasları güçlendirmenin asıl amacı idrar yakınmalarının önüne geçmek olmakla birlikte bu kas gruplarını kullanmayı bilen kadınlar cinsel ilişkiden de daha fazla keyif alırlar. Kegel egzersizlerinin başarısı uygun teknik kullanmaya ve düzenli egzersiz programına uymaya bağlıdır.
Dr. Alper Mumcu, “Pekçok kadın pelvik tabanı destekleyen kasları bulmakta güçlük çeker. Egzersizler esnasında karın ya da uyluk kaslarını çalıştırırlar ki bu kas gruplarının pelvik yapılar ile hiçbir ilişkisi yoktur. Pelvik kasları öğrenmek için birkaç teknik mevcuttur. “ diyerek tekniği şöyle anlatıyor: “Tuvalete oturun ve idrar yapmaya başlayın. İdrar normal akım hızına ulaştıktan sonra pelvik kaslarınızı kullanarak idrarı durdurmaya çalışın.İdrarı durdurmak için kullandığınız kaslar pelvik kaslarınızdır. Bu hareketi doğru kas grubunu kullandığınızı anlayana kadar tekrarlayın. Bu esnada karın, kalça ve uyluk kaslarınızı kasmayın. Uygun kasları öğrenmek için bir diğer teknik de vajinaya bir parmak yerleştirmek ve daha sonra parmak etrafındaki kasları kasmaya çalışmaktır. Bu esnada idrar tutarmış gibi yapmak faydalı olur. Yine de de doğru kas grubunu çalıştırdığından emin olamayan kişiler için elektrik stimulasyon tekniği uygulanabilir. Kaslara yerleştirilen elektrodlar yardımı ile hangi kas gruplarının kasıldığı anlaşılabilir.”
Uygun egzersiz şekli
1. İlk önce mesaneyi boşaltarak egzersizlere başlayın
2. Pelvik kasları kasın ve 10'a kadar sayın
3. Kasları tamamen gevşetin ve 10'a kadar sayın
4. Günde 3 kez (sabah, öğlen ve akşam) bu şekilde 10'ar defa tekrarlayın
Bu egzersizleri günün her anında ve her yerde yapmak mümkün. Oturarak ya da yatarak yapılabilirsiniz. 4-6 hafta sonunda gelişme fark edilecek düzeyde olacağını göreceksiniz. İleri vakalarda değişikliklerin ortaya çıkması 3 ay kadar zaman alıyor.
Bu noktada Dr. Mumcu bir uyarıda bulunarak şunları söylüyor: “Egzersizlerin sıklığı ya da sayısının arttırılması zannedilenin aksine durumun iyileşmesini hızlandırmaz. Tam tersine kasların yorulmasına neden olarak idrar tutamama probleminin daha da artmasına neden olur. Kegel egzersizleri esnasında bel ve karın bölgesinde ağrı olmaması gerekir. Bu bölgelerde ağrı varlığı egzersizlerin hatalı yapıldığı anlamına gelir. Yine bazı kişiler egzersiz esnasında nefeslerini tutarlar ve göğüs kaslarını da kasarlar. Oysa tekniğin kısa sürede etkili olabilmesi için sadece pelvik kasların kasılması oldukça önemlidir.”
Kaynak: http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/Bebek/Default.aspx?aType=ArticleDetail&ARTICLEID=1668&parCATID=56
Pelvik kasları güçlendirmek için
Böbreklerden süzülen idrarın dışarı atılıncaya kadar biriktirildiği organ olan mesane ve idrarı mesaneden dış dünyaya taşıyan ürethra, pelvis boşluğu içinde bulunuyor. İdrar yapmada görev alan bu organlar pelvis boşluğunu alttan destekleyen kas grupları tarafından yerinde tutuluyor. Bu kas tabakalarındaki gevşeme ve zayıflıklar idrar tutmada güçlüğüne yol açabiliyor. Gevşeme ve zayıflıkların en önemli nedeni yapılmış olan normal doğumlar. Sonuçta pelvik kaslardaki gevşemeler sonucu mesane sarkması, rektum sarkması ve idrar tutamama görülebiliyor. İlerlemiş bir mesane sarkması vakasında ameliyat dışında yapacak pek bir şey yok. Ancak sorun çok fazla değilse, kasları güçlendirmeye yönelik yapılacak birkaç küçük egzersiz ile şikayetleri gidermek mümkün. İdrar sarkması olmasa bile gebelik esnasında pelvik kasları güçlendirmek ileride idrar problemi yaşanma olasılığını azaltabiliyor.
Kegel Egzersizleri ile cinsel ilişkiden keyif alın
Pelvik kasları güçlendirmek için yapılan egzersizlere, ilk kez tanımlayan hekimin anısına Kegel Egzersizleri adı veriliyor. Egzersizlerin mantığı çok basittir: Çalışan ve sık kullanılan kasların gelişmesi. Tıpkı vücut geliştirme sporu yapanlarda olduğu gibi kullanılan kas grupları bir süre sonra gelişmeye ve güçlenmeye başlar. Pelvik kasları güçlendirmenin asıl amacı idrar yakınmalarının önüne geçmek olmakla birlikte bu kas gruplarını kullanmayı bilen kadınlar cinsel ilişkiden de daha fazla keyif alırlar. Kegel egzersizlerinin başarısı uygun teknik kullanmaya ve düzenli egzersiz programına uymaya bağlıdır.
Dr. Alper Mumcu, “Pekçok kadın pelvik tabanı destekleyen kasları bulmakta güçlük çeker. Egzersizler esnasında karın ya da uyluk kaslarını çalıştırırlar ki bu kas gruplarının pelvik yapılar ile hiçbir ilişkisi yoktur. Pelvik kasları öğrenmek için birkaç teknik mevcuttur. “ diyerek tekniği şöyle anlatıyor: “Tuvalete oturun ve idrar yapmaya başlayın. İdrar normal akım hızına ulaştıktan sonra pelvik kaslarınızı kullanarak idrarı durdurmaya çalışın.İdrarı durdurmak için kullandığınız kaslar pelvik kaslarınızdır. Bu hareketi doğru kas grubunu kullandığınızı anlayana kadar tekrarlayın. Bu esnada karın, kalça ve uyluk kaslarınızı kasmayın. Uygun kasları öğrenmek için bir diğer teknik de vajinaya bir parmak yerleştirmek ve daha sonra parmak etrafındaki kasları kasmaya çalışmaktır. Bu esnada idrar tutarmış gibi yapmak faydalı olur. Yine de de doğru kas grubunu çalıştırdığından emin olamayan kişiler için elektrik stimulasyon tekniği uygulanabilir. Kaslara yerleştirilen elektrodlar yardımı ile hangi kas gruplarının kasıldığı anlaşılabilir.”
Uygun egzersiz şekli
1. İlk önce mesaneyi boşaltarak egzersizlere başlayın
2. Pelvik kasları kasın ve 10'a kadar sayın
3. Kasları tamamen gevşetin ve 10'a kadar sayın
4. Günde 3 kez (sabah, öğlen ve akşam) bu şekilde 10'ar defa tekrarlayın
Bu egzersizleri günün her anında ve her yerde yapmak mümkün. Oturarak ya da yatarak yapılabilirsiniz. 4-6 hafta sonunda gelişme fark edilecek düzeyde olacağını göreceksiniz. İleri vakalarda değişikliklerin ortaya çıkması 3 ay kadar zaman alıyor.
Bu noktada Dr. Mumcu bir uyarıda bulunarak şunları söylüyor: “Egzersizlerin sıklığı ya da sayısının arttırılması zannedilenin aksine durumun iyileşmesini hızlandırmaz. Tam tersine kasların yorulmasına neden olarak idrar tutamama probleminin daha da artmasına neden olur. Kegel egzersizleri esnasında bel ve karın bölgesinde ağrı olmaması gerekir. Bu bölgelerde ağrı varlığı egzersizlerin hatalı yapıldığı anlamına gelir. Yine bazı kişiler egzersiz esnasında nefeslerini tutarlar ve göğüs kaslarını da kasarlar. Oysa tekniğin kısa sürede etkili olabilmesi için sadece pelvik kasların kasılması oldukça önemlidir.”
Kaynak: http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/Bebek/Default.aspx?aType=ArticleDetail&ARTICLEID=1668&parCATID=56
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



